Dec 22, 2005

bir zamanlar ülkenin birinde yemyeşil bir orman varmış. bu ormandaki bütün canlılar çok mutlularmış.. bir tanesi dışında: mor kanatlı kelebek...
koyu mor, kocaman kanatları varmış kelebeğin. haa sakın kelebeklerin ömürlerinin kısa olduğunu düşünmeyin. bu ülkede öyle bir şey yokmuş, uzuun uzun yaşarlarmış kelebekler...

mor kanatlı kelebek çok yalnızmış. etrafında bir sürü kelebek olmasına rağmeen o kendini öyle hissedermiş.

uçamaz olmuş.
sevemez olmuş.
kelebekler ağlar mı demeyin.
ağlamış.
hem de çok.

sonra aradan zaman geçmiş, geçmiş..
bi kelebek...
simsiyah, harika kanatlarıyla onun dünyasına girivermiş..
mor kanatlı kelebek onu birden benimsemiş.
siyah kelebek ona mutluluk getirmiş.. yani uzun süredir sahip olmadığını..
önce tedirgin olmuş mor kelebek bu mutluluktan,korkmuş...
ama siyah kelebek öle huzur verici bakıyomuş ki ona...

güvenmiş...

mor kelebek onunla çook mutlu,huzurluymuş...

artık uçmak istiyormuş yine, tıpkı eskisi gibi..
ve kanatlarıyla çıkabildiiği en yükseğe çıkıyormuş..
onunla...

* * *
kelebekler mutluysa, huzurluysa,aşıksa(evet inanmıyorsunuz ama onlar da aşık olur..) hep yukarlarda uçarlarmış.. eğer bir gün alçakta uçan bir kelebek görürseniz bilin ki mutlu değil, bilin ki çook yalnız.. : /

* * *


"sephrenia"

Dec 7, 2005

okulda karalamalar..

yine okulumun aptal çardaklarındayım. sıkılıyorum bu okuldan, burdaki yalnızlığımdan..
ama önümde "Beyaz Zenciler" kitabım var. onu okuyorum.. bitsin bi tavsiyelerimi ya da neise işte fikirlerimi belirtirim..
zaten her gün "okuyormusun jnm? nasıl gidiyor? beğendin mi?" diye soran insanın başında bıdı bıdı yapan bi faktör olunca ister istemez okuyosunuz :)
kitabın ilk sayfasında bir söz çok hoşuma gitti- ki birsürü var böyle-

"içimde bir başka gece,her yanımı uyuşturan bir kutup gecesi büyümekte.."

bugün ilk defa okulumun yemekhanesinde yemeğimi yedim. orda yemek yemenin zevki de başkaymışşş. alıyosun tepsini giriyosun sıraya ohh (kafana kepçe yiyosun :) ) ve ennn önemlisi ucuzzz... 2,250 ytl! bizim kazık kantinde o paraya sadece et döner alabiliyosun ve onun içinde de et bulana ödül veriyolar.. o derece!


"sephrenia"
07/12/2005 saat 13:47

Dec 2, 2005

doğum günüymüş v.s...

dün sephrenia'nın doğum günüymüş...
mutluymuş.. hüzünle karışık, rutubetli, küf kokan bir mutlulukmuş ama bu.. neden böyleymiş peki?
o da bilmiyomuş.
doğum günlerinin o ufacık kasveti her sene aynı gün sararmış bütün ruhunu.
kutlayanlara gülümser ama içinden somurturmuş..
doğum günü birçoklarına göre başından sonuna harika
bir şeyken o hüznünü yenmekle boğuşurmuş...ve biterken o "tek" gün, daha da kötü olurmuş..bitmek üzereyken..
ama birden "özlediği" gelmiş..
"janım!" demiş sephrenia'ya, gülümsetmiş onu..

yenmiş tüm kasvetini..

mutluymuş yine..

* * *
bu masalda burda bitmiş. gökten üç elma düşmüş.. biri banaa gelmişşş, biri "sanaa" biri deee masal perilerine..


"sephrenia"

Nov 2, 2005

hava soğuktu.
çok soğuk... yağmurun başlardaki dinginliğinden eser yoktu. ahmak ıslatan devri çoktan biitmişti yani.
elimde şemsiyem vardı ama ıslanmak istedim.
neden mi?
üzerime yapışan iğrençlikler belki böyle akardı.belki yağmur temizlerdi...
olmadı.
ben ıslandığımla kaldım..
deliydim,sıkkındım,hastaydım,bıkmıştım...
otobüse bindim sonra. hani dışarsı buz gibi olur ama otobüsler kazan gibidir,birden pişersin ya,işte ben ondan da nefret ederim! marul gibi giyinmişsindir zaten. haydaaa!
hemen inesim gelir otobüsten..


"sephrenia"